29 Mart 2010 Pazartesi
MADDENİN GERÇEĞİ
Bloğun önemli bir konusunu oluşturan "maddenin gerçeği" kavramı, aslı bilindiği taktirde insanın hayata bakış açısını ve yaşamını değiştirebilecek bir gerçektir. Hayatınızın anlamını, gelecekten beklentilerinizi, ideallerinizi, hırslarınızı, arzularınızı, planlarınızı, değer verdiğiniz kavramları, sahip olduğunuz maddi şeyleri temelden ilgilendiren bir konudur.
Bu bölümde bahsedilecek olan "maddenin gerçeği" konusu, elbette bugün ilk defa ortaya çıkan bir konu değildir. İnsanlık tarihi boyunca birçok düşünür ve bilim adamı arasında tartışılagelen bir kavram olmuştur. İnsanlar bu konuda en başından itibaren iki ana gruba ayrılmışlardır; materyalistler olarak tanımlanan bir grup insan, maddenin somut varlığını esas alarak felsefelerini ve yaşamlarını bunun üzerine oturtmuş ve kendilerini kandırarak yaşamışlardır. Diğer bir grup insan ise samimi davranmış, düşünmekten korkmayarak daha da ileri gitmiş, ve muhatap oldukları "şey"lerin aslını ve ardındaki derin anlamı kavrayarak, yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Ancak içinde bulunduğumuz yüzyılda gelişen bilim ve teknoloji artık bu konuya son noktayı koymuş ve zaten son derece açık olan bu gerçeği yani maddenin somut bir varlığının olmadığını tartışmasız bir şekilde ispatlamıştır.
Konunun önemi, insanın tüm yaşamını etkilemesindedir. Çünkü her insanın kısıtlı bir yaşam süresi vardır ve insan bu süre içinde Allah tarafından denenmektedir. Bu sürenin ardından ise kişi dünyada seçtiği yola, gösterdiği ahlaka ve tavırlara göre kesin bir karşılık alacak, kazandıkları ile sonsuz hayatı şekillenecektir. Bu, şu anlama gelmektedir: Dünyada nasıl bir yaşam seçtiyse sonsuz yaşamında da onunla karşılık görecek, hatalarını bir daha telafi imkanı bulamayacaktır.
Bu bilinçle düşünüldüğünde, insanların dünyadaki yaşam sürelerinin ne derece değerli olduğu anlaşılır. İşte blog boyunca işleyeceğimiz konunun önemi bundan kaynaklanmaktadır. Madem her insanın kısa bir sınav süresi vardır ve karşılığını sonsuz yaşamında kesin olarak alacaktır; o halde hiç şüphesiz bu süreyi en akılcı şekilde geçirmelidir. Ve eğer bunu yapmazsa son pişmanlık asla fayda vermeyecektir.
İşte bu kitabın amacı insana, ayetin ifadesiyle "yapayalnız ve tek başına" (En'am Suresi, 94) Yaratıcısı'nın huzuruna gideceği "o gün", geri dönülmez bir pişmanlığa kapılmadan önce yardımcı olmaktır.
Bu amaçla, kitapta öncelikle maddenin gerçeği konusu bilimsel yönüyle ele alınmıştır. Başta da belirttiğimiz gibi burada anlatılanlar kesinlikle bir yorum ya da felsefi bir fikir değil, bilimin birçok sahasında kesin olarak kanıtlanmış gerçeklerdir. Ancak bu konu sanıldığı gibi karmaşık, anlaşılmaz ve zor bir konu da değildir. Düşünmekten çekinmeyen ve gerçekler karşısında samimi bir yaklaşım gösteren her kişi bu gerçek sayesinde yaşamıyla ilgili çok önemli bir noktaya kolaylıkla ulaşabilecektir.
Şu an okumaya başlayacağınız gerçek belki bugüne kadar düşünüp de çözemediğiniz ya da tam anlamıyla kavrayamadığınız pek çok konunun da anahtarı olacaktır. Böylelikle cennet, cehennem, ahiret gibi kavramları derinlemesine kavrayabilecek, hayatın anlamını bilerek yaşayabileceksiniz.