28 Mart 2010 Pazar

ALLAH'IN SONSUZ HAFIZASI VE İNSANIN SINIRLI HAFIZASI


Zamansızlık bölümünde, tüm bilgilerimizin hafızada saklı olduğundan söz etmiştik. İnsanın sahip olduğu her türlü bilginin, yaşadığı her olayın, karşılaştığı her detayın, hayatı boyunca gördüğü, duyduğu, bildiği, hissettiği her şeyin bu hafızada depolandığını, zamana ait hislerin de aynı şekilde hafızadaki bir bilgi olduğunu söylemiştik. Şimdi de hafıza kavramını biraz daha derinlemesine inceleyeceğiz.

Blog boyunca anlatıldığı gibi biz 5 duyumuzla hisseder ve yaşarız. Beş duyumuzun izin verdiği şeyleri algılar, bunun dışına hiçbir zaman çıkamayız. İçinde yaşadığımız zamanı ve mekanı da böyle algılarız. Beynimiz 5 duyuyla bir varlığı tespit edemiyorsa, o varlık için "yok oldu" deriz. Buna bağlı olarak hafızamız hangi olayı ya da görüntüyü veya algıyı muhafaza ederse o bizim için vardır yani diridir, neyi de unutursa artık o bizim için yoktur. Diğer bir deyişle hafızamızda olmayan varlıklar ve olaylar bizim için ölmüştür, geçmiştir, yok olmuştur.

Fakat bu, yalnızca insanlar için geçerli bir durumdur; çünkü yalnızca insanların hafızası sınırlıdır. Allah'ın hafızası ise her şeyin üstündedir, sınırsız ve sonsuzdur. Ancak burada şunu da belirtmek gerekir: "Allah'ın hafızası" kavramının kullanılması yalnızca konuyu açıklayabilmek amaçlıdır, yoksa iki hafıza arasında herhangi bir kıyas ya da benzetme yapılması asla mümkün değildir. Allah, her şeyi yoktan var eden ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilendir.

Allah Kuran'da Kendisini bazı sıfatlarıyla tanıtmıştır. Bunlardan birisi de Hafız yani "yapılan bütün işleri ayrıntılarıyla tutan, koruyan" sıfatıdır ve bu kelimenin ardında çok önemli sırlar gizlidir.