28 Mart 2010 Pazar

HAYVANLARIN YAŞAMLARININ HER ANI DA KAYITLIDIR


Yeryüzünde canlılık başladığından beri yaratılan her hayvanın hayatındaki her safha da aynen muhafaza edilmektedir. Örneğin 250 yıl önce kutupta yaşayıp ölmüş olan bir penguenin ilk dünyaya geldiği an, balık tutmayı ve avlanmayı ilk öğrendiği an, öldüğü an gibi hayatının her evresi Allah katında mevcuttur. Sonsuza kadar da duracaktır. Ve tüm bunlar, yaşadığımız şu an içinde olmaktadır.

Bizim hiçbir zaman görmediğimiz yaşamına tanık olmadığımız 700 yıl önce yaşamış ve ölmüş bir deve ya da MÖ 5. yy'da Amazon ormanlarında yaşamış bir timsah, 2200 yılında Afrika'da yumurtadan çıkacak bir yılan ya da bugün Avusturalya'da yaşayan bir kanguru için de durum aynıdır. Bu sayılan hayvanların daha doğrusu gelmiş ve geçmiş tüm hayvanların yaşamlarına dair her ayrıntı, her safha aslında aynı anda, yani şimdi olmaktadır. Örneğin devenin doğduğu an, çölde yük taşıdığı an, su içtiği an olmak üzere her anı saklıdır ve bahsedilen deve şu an aslında hala su içmektedir, hala doğmaktadır, hala yük taşımaktadır... Dünya tarihi boyunca yaşamış bütün develerin yaşamlarına dair her kare hala canlı olarak vardır. Bugüne kadar yaşamış trilyonlarca hayvan olduğu düşünülünce bu konuyu kavramak zor gözükebilir fakat Allah'ın büyüklüğünün ve kudretinin bir sırrı da burada gizlidir. İşte Allah Alim ismiyle gelmiş geçmiş, canlı-cansız her şeyin bilgisine sahiptir. Hafız ismiyle bu canlılara ait her türlü bilgiyi muhafaza etmektedir. Kuran'da bu gerçeğe şöyle işaret edilmektedir:

Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır. (Meryem Suresi, 94)

Hayvanların ölümü de insanlarınkine benzer. Nasıl insanlar ölünce yaşamlarında geçirdikleri anlar yok olmuyorsa, hayvanların yaşadıkları anlar da öyledir.Bir insan sevdiği bir hayvanı örneğin kuşunu kaybettiğinde onun için üzülür. Halbuki o kuş Allah'ın hafızasında en güzel şekliyle durmaktadır. Kuşun yeni yumurtadan çıkmış hali de, sahibinin evine gelmesi de, henüz uçamıyorken yaptığı oyunlar da en sevimli şekilleriyle varlıklarını sürdürmektedir. Veya bir köpek öldüğünde, onun ölü hali de, diri hali de, ölüm şekli de Allah katında bellidir. Ölüm şekline ait görüntü tek bir karedir, bunun dışında yaşadığına dair sayısız görüntü vardır ve bunlar da Allah katında sonsuz olarak durmaktadır. Köpeğin yolda yürüyen hali de, kendini sevdiren hali de, havlayan hali de, yemek yerkenki hali de, avlanırken aldığı şekil de ve sahibinin görmediği tüm halleri de hepsi Allah katında muhafaza edilmektedir.

Bu durum tüm hayvanlar için geçerlidir. Kuran'da bildirilen Ashab-ı Kehf'in mağarasının kapısında kollarını uzatmış durumda bekleyen köpeğin doğumu ve ölümü, mağaranın önünde beklediği her saniye şu an da Allah'ın hıfzındadır. Aynı şekilde, Hz. Salih (as)'ın kavminin kendilerine haram kılındığı halde kestikleri devenin Hz. Salih (as) tarafından getirilişi de, daha sonra inkarcı kavim tarafından kesiliş anı da yok olmamıştır, Allah katında mevcuttur. Veya ezilen bir böceğin de ölmeden önce yürürken, dolaşırken, ve ayak altında ezilirkenki tüm kareleri Allah katında durur. Böceğin ölümü tek bir karedir, zaten tüm varlıklar gibi o da bizim için algıdan ibaret bir varlıktır ve her görüntüsü aynen durmaktadır. Bizim, ezilme görüntüsünden itibaren o hayvana ait bir şey görmüyor olmamız onun yok olduğu anlamına gelmez. Tam tersine bizim hafızamızda yaşamadığı, hafızamızda unutulduğu anlamına gelir. Allah katında o böceğe ait görüntü tekrar canlandırılsa, bize 5 duyumuzla algılatılsa tekrar görürüz.
Fransız İhtilali döneminde bir adamın gördüğü rengarenk bir kelebek için de aynı şey geçerlidir. Adam kelebeği gördüğünde "ne kadar güzel renkleri var" deyip bir süre sonra onu bir kuşun kaptığını görüp üzülmüş olabilir. Halbuki o kelebek tüm simetrisi ve renk cümbüşüyle Allah katında canlı olarak durmaktadır. Kelebeğin yaşadığı her saniye hatta salise, kanadını her açışı ve her kapatışı, yere her konuşu, yerden her kalkışı, konduğu tüm çiçekler Allah katında bellidir. Üstelik kelebek bu hareketlerin hepsini birden şu an yapmaktadır. Aynı anda kelebek uçmaktadır, konmaktadır, yemektedir, ölmektedir... Fakat tüm bunların sonunda kelebek diridir, sonsuza kadar da diri olarak kalacaktır. Binlerce sene evvel bu kelebeğin öldüğünü görüp üzüntü duyan adamın hisleri de ve o adamın yaşantısının her anı da sonsuza dek mevcut bulunacaktır. Kuran'da tüm bu aşamaların Allah katında var olduğuna daha önce belirttiğimiz gibi, "Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) olmasın." ayetiyle dikkat çekilmiştir. (Neml Suresi 75)

Böylece "hayvanların ruhu var mı?", "onların sonu ne olacak?" gibi soruların cevabı da verilmektedir. Önemli olan o canlının Allah'ın hafızasında olmasıdır. Allah katında bilgisi bulunduğu sürece (ki yaratıldığı anda sonsuza kilitlenmiştir) bu varlık zaten canlı olmuş olur. Ancak buradaki canlılıktan kasıt, Allah'ın bir algı olarak yaratmasıdır. Yoksa diğer canlıların hiçbirinin Allah'ın "Diri" ismi ile bir benzerliği yoktur. Bu açıdan hayvanın ruhunun olup olmaması değil, hafızada yaratılıp yaratılmaması önemlidir. Allah dilerse, bu canlı hafızamızda var olur, dilemezse yok olur. Allah insanın hafızasından, o hayvanın görüntüsünü alırsa ölmüş olur, verirse dirilmiş olur. Fakat sonuçta o hayvan Allah'ın hafızasında sonsuza kadar en canlı haliyle bulunacaktır. Çünkü Allah zamandan münezzehtir. Zamansızlık içinde de geçmiş, gelecek veya şimdiki an söz konusu değildir. Hepsi tek bir andır.